12 Nisan 2016 Salı

Hamilelik günlükleri

Merhabalar hayalperestin bayağıdır sesi soluğu çıkmıyor, şaşkın kendisi. Hamile çünkü. Dünyanın en normal alelade şeyi, fakat benim dünyamda bir festival. Kafamda fırtınalar kopuyor. İlk öğrendiğim zaman bile aşağıdaki 23 Kasım tarihli kısacık şeyi yazabilmişim. Neyse bu aşağıda ufak notlarım var.


...

Bugün ayın 23'ü, Kasım 2015. İlk defa cesaret edip de bir şeyler yazabiliyorum. Ayın 20'si cuma günü kan testi oldum. 220 dedi bana, pozitif. Şoktayım, mutluyum ama nasıl hissedeceğimi bilemiyorum. Ondan beri de bir telaş, ne yapmalı, ne yapmamalı, ne yemeli, ne yememeli? Pazar günü Ales sınavında gözetmendim, nasıl oldu anlamadım, ayağım döndü düştüm. Dakika bir, gol bir desek tam yeri. İyi başladık. Şu anda bebek karaoğlan 4 hafta ve 2 günlük,  bir susam tanesinden daha küçük ve miniş bir deniz canlısına benziyor...Daha iyi, huzurlu olması ve benim daha iyi bir taşıyıcılık ve doğum yapabilmem için yogaya da başladım. Bakalım hayırlısı olsun.

Merhabalar,

Bugün bebeğim tamıtamına 6 hafta 3 günlük ve minik bir bezelye tanesi kadar. Bir ara bir şeyler hissedemez olmuştum ama gerçek şu ki sürekli karnım şişkin. Davul gibi gergin hissediyorum. Sindirim sistemim biraz problemli, gaz problemim fazla. Fazla yiyorum galiba pantolonlar olmuyor sıkıyor hep tayt giyiyorum. 61 kiloyum kilomda pek bir değişiklik yok gibi. Geçen haftalarda hafif hafif bulantılarım oldu geçti şimdilik çok problem yok. Annen seni bekliyor minik bezelyem.


17 aralık 2015 ilk ultrasonumuz 7 haftalık bebek Karaoğlan'ın henüz kuyruğu var.



18 Ocak  ikinci ultrasonumuz 12 haftalık bebek Karaoğlan artık bir embriyo değil, fetüs.


Merhabalar,

Bugün bebeğim 13 hafta 4 günlük kendisi ile ikinci defa karşılaştık geçen hafta. Tastamam bir bebek olarak karşımdaydı. Ellerini açtı bir selam gönderdi ailesine. Artık kendimi gerçekten hamile gibi hissediyorum. İlk üç ayımız bitti yani yabancıların "first trimester" dedikleri evreyi çok şükür aştık. Herhangi bir problemimiz yok. İkili testlerimizi olduk, ultrasonda incelemelerimizi olduk. Her şeyimiz normal.
İştahımız çok açık, sürekli bir şeyler yiyorum. Sağlıklı şeyler yemeye çalışıyorum. 63 kiloyum artık. Hamile pantolonu giyiyorum. Hamilelik süreçlerine de alışmaya başladım. Artık hayat ilk üç aya göre daha kolay. Düşük tehlikesinin fazla olduğu ilk 12 hafta da geride kaldı. Sadece bazen aniden yorgunluk çöküyor. Öyle uzun uzadıya çalışınca düşüp uyuyakalıyorum. Ama onun dışında iyiyiz. Artık şöyle bir derin nefes alıp "Hello Secon Trimester!" diyebiliriz galiba...

Merhabalar,
Bugün Bebek Karaoğlan neredeyse 16 haftalık. 4. aya merhaba diyoruz beraber. Şimdilik her şey yolunda tansiyonum genellikle 10-veya 11'e 6, kalp atışlarım 94.


17 Şubat 2016'da üçüncü ultrasonumuzda bebek Karaoğlan 16 hafta 3 günlükken başını oynattı ellerini açtı-kapadı. O artık her şeyiyle kocaman bir bebek ve bir erkek bebek!


Merhabalar, 2 Mart 2016 Artık Mart ayına girdik, en sevdiğim dönemler geliyor, havalar ısınıyor.
Bugün bebek Karaoğlan 18 hafta, 3 günlük. İlk hareketlerini 17. haftada hissetmiştik, hafif hafif kıpırdanmalardı giderek güçlendi. Önceki haftasonu sola yatık uyuduğum için karnımın solunda inip inip çıkan bir minik yumruyla uyandım. Hareketlerini dışarıdan görmeyi beklemiyordum. Bu öyle heyecan verici bir şey ki. Onun başka bir varlık olduğunu yeni yeni idrak ediyorum galiba. Şimdi karnım da iyice büyüdü. Artık dışarıdan hamile olduğum anlaşılabiliyor.


20. Haftamızda sağlık ocağında tetanos aşısı oldum. İşte bu acıdı ve sonrasında da 3-4 gün aşı vurulan kolum çürümüş gibi ağrıdı. 2. ve 3. günlerde de sanki grip gibi bir kırgınlık ve halsizlik yaşadım. Sağlık ocağında da kendilerince kapsamlı bir kontrol yaptılar. Tiroid hormonlarımın (daha önceden nodüllerim vardı da), kan değerlerimin kontrolü yapıldı. İdrara da baktılar.
Artık yavaş yavaş işitme duyusu gelişeceği için günde 1-2 saat müzik dinliyoruz göbekten. Bebeğin gelişimi için Bach özellikle öneriliyor diye duymuştum. Arada sadece Bach ama genelde karışık klasik dinliyoruz. Bazı günler unutuyorum ama artık olduğu kadar. Amerika'da yaşayan bir şarkıcı olan Yanni'nin müzikleri de beyin gelişimi konusunda tavsiye ediliyor. Bebek Karaoğlan ilk defa sinemaya gittiğimizde korktu ve annesini tepikleyip durdu, patlayan arabalar çocuğumu korkuttu. Bir daha ki sinema deneyimimizde alışmıştı yüksek sese galiba pek tepki vermedi. Hatta o Süpermen-Batman'de uyuyakaldık :) İlk tiyatro deneyimimizde de biraz çok kıpırdandı sonra alıştı.

30 Martta Galiba 5. ultrasonumuzu olduk artık 3D fotoğrafımız bile var.


Bebek Karaoğlan kıpır kıpır. Hareketleri güçlü. 20. haftadan sonra birden öyle büyüme gösterdi ki şaşırdım kaldım. Bu aralarda karnın alt kısmında var olan belli belirsiz "linea negra" belirginleşti. Artık bayağı koyu bir çizgi, bir anne işaretim var. Tabi diğer renk değişimleri ve benlerde de büyüme oldu, ki bu normal. Fakat sağ bacağımın arkasındaki benim biraz fazla büyüdü, kanlanma ve irritasyon da gerçekleşmiş. Kıyafetler sürtünüp, takılıp daha kötü olabilir diye onu 31 Mart'ta ufak bir işlemle aldırdım.  Çok korkmuştum başta ama bunun bebeğe bir zararı olmayacağı lokal anestezi ile kolayca alacaklarını söylediler, gerçekten de öyle oldu. 15 gün sonra dikişlerim alınacak ve bitti. Bu ay şeker yüklemesine de girdik. Artı olarak tekrar hormon kontrolleri yapıldı ve kan ve idrar testleri yapıldı. Bir problem çıkmadı çok şükür.
yandaki görsel: kos&kaos adlı instagram hesabından alıntıdır.

Bugün 12 Nisan 2016, bebek Karaoğlan'dan başka bir şey düşünemiyorum. Özellikle bu son zamanlarda. Onu giderek daha sabırsızlıkla bekliyorum. Bir daha ki buluşmamız, yani doktor kontrolümüz bu ayın 27'sinde olacak.  Artık iyice kilo almış olur galiba. Özledim. Şimdi 25. haftamız içindeyiz. Benim oğlum Işık, neredeyse kocaman bir bebek, adıyla büyüsün. Bu hafta Işık neredeyse bir "ananas" büyüklüğünde. Nereden nereye. Devam et çocuk, büyü ve çok güçlü ol.























Sağlıcakla.

11 Kasım 2015 Çarşamba

Adana Yoga Maceram

1
Önceki haftalarda uzun araştırmalar ile başladığım yoga maceram keyifle devam ediyor, bir ayım dolmak üzere. Deneyimlerimi de an be an paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Harika bir şey!

2
İnanın bu kadar seveceğimi düşünememiştim. Neler mi hissediyorum? Huzur, sakinlik, mutluluk, yaşama sevinci... Daha bir ayın sonunda vücudum esnetmeye başladı bile. Yoga yaptığım zaman öyle dinginleşiyor, öyle sakinleşiyorum ki... Bir de yeni uyanmış gibi enerji doluyorum. İşiniz benimki gibi stresli ise, antidepresanlardan bıktıysanız, psikolojinizi doğal yoldan düzeltmek için bence iyi bir yol yoga. Tabi egzersizlerin yanında en önemli çalışma nefes çalışması. Ben nefes çalışmasının methini küçük deniz kızımdan çok duymuştum ve doğru nefes almayı öğrenmek istiyordum. Ne yazık ki yoğun çalışma temposu bir türlü izin vermemişti. Gittiğim bir nefes çalışmasında dikkatimi nefesime yönlendirdim. Bir saatlik çalışma sırasında sıkça el ve ayaklarım kitlendi, baş dönmesi geçirdim. Çünkü o kadar az nefesle yaşamaya alışmış ki vücudum, bu deneyim beni zorladı. Orada uzmanlar gün içinde yaşadığımız zor, sıkıntılı durumlarda nefesimizi tuttuğumuzu ve doğru nefes almayı bıraktığımızdan bahsettiler. Sonraları kendimi gözlemlediğimde gerçekten zor bir zamanda, mesela bir üstümle, hocamla tartışırken nefesimi tuttuğumu fark ettim. Bu özellikle bu son dönemlerde had safhaya ulaşmıştı. Şimdi bu nefes çalışmasını gün içinde bile yapıyorum, sakinleşmeme çok yardımcı oluyor. Tabi almam gereken çok yol var, düşüncelerimi de susturmayı başarmam lazım ama işte bir yerden başladım diyebiliriz...

Beni yoga ile tanıştıran, sakinliği, dingin sesi ile bize yol gösteren Güncel hocama ne kadar teşekkür etsem az. Ben Adana'da bu işi doğru ve gönülden yapan birini çok zor bulduğumdan bu bilgiyi benim gibi ihtiyaç duyan herkesle paylaşmam gerektiğini düşünüyorum.   4 Zaman geçtikçe gözlemlediğim    değişiklikleri de buradan paylaşacağım, huzurla kalın.

3

5 
6



Orjinal yoga sistemini uygulayan Yoga Academy'nin sayfasına buradan ulaşabilirisiniz http://www.yogaacademy.com.tr/ Buradan Adana sayfasını açtığınızda Güncel Hoca'ya ulaşabilirsiniz (0543 910 39 62), Namaste!



İlk Görsel http://fpcolimited.tumblr.com/post/97138377662/a-little-morning-inspiration-from-the-wonderful 

2., 3. ve 4. Fotoğraflar Güncel Hoca'nın izni ile benim tarafımdan çekilmiştir.

5. Görsel Pranayama -Nefes Çalışması befairbefunky.tumblr.com adresinden alınmıştır

6. Görsel Diğer Nefes Çalışması görseli http://www.indianetzone.com/43/impact_yoga_on_respiratory_system.htm 








15 Ekim 2015 Perşembe

PhD?









İnternette PhD yazınca çıkanlar gerçekten hislere tercuman olmuyor mu? Bütün doktora yapan arkadaşlara iyilikler diliyorum. Survive!

1 Ekim 2015 Perşembe

Yoga'ya başlıyorum




Malumunuz doktora tezime başladığımdan beri elim iş dışında hiçbir şeylere varmıyordu. Blog da tabi arada nasibini almıştı. Bununla beraber bırakılan spor, tibet hareketleri, masa başında yazmaktan yenilen bisküviler, gofretler (ki ben bunları bırakmıştım, uzun zamandır tüketmiyordum) derken kilolar arttı. Pantolonlara sığılmaz oldu. Şimdi toparlama zamanıdır diye kendimi motive ederek bakalım yeni bir plana geçiyorum. Yaz boyu spora dönme çabalarım başarısızlıkla sonuçlandı. Kongreler, bayramlar, tatiller derken bu saatlere ötelendi ve bir de başarısızlıkla sonuçlanan spor salonu deneyimim oldu. Step, aepobik, pilates karışık bir çalışma programına başladım, başladığımın ilk günü mat ayağımın altından kaydı ve çok kötü bir şekilde düştüm. Salon yetkilileri kabul etmediler fakat yerler ahşaptı ve matlar ise bu ahşap üzerinde kayıyor, tutunmuyordu. Sağ baş parmağımda bir çatlak ve sırtımda bir zedelenme ile 2 hafta bayağı zorlandım diyebiliriz.

Daha önce kendi bedenimi gözlemleyerek yoga, pilates tarzı esneme-gevşetme üzerine bir spor yapmam gerektiğini düşünüyordum, bu olayla iyice bu haldır haldır sporlardan uzaklaştım. Tempolu yürüyüş yapıyorum, Tibet hareketlerime de başladım. Bu aralar çok popüler olan şu yeşil sebze suyu karışımlarıma da başladım. Ama asıl olay şu ki... hayalperest yogaya başlıyor, çok heyecanlıyım.


Kitaplar okudum,inceledim. Adana'da bulabildiğim bir kaç yeri aradım bilgi topladım. Benim bulabildiğim 4-5 yer var bulabildiğim. Bunları aradım bir tanesi akşam 7'den sonra seansı yok, diğer çok istek olursa açıyor. Karar vermeden önce inceleyip, bir derse gidip fikir sahibi olmak istiyorum. Sadece yoga üzerine yerleri seçtim çünkü diğerleri yoga adı altında yıllardır yaptığımız pilatesi yaptırıyorlar. Bilmek isteyen olursa diye özel ders dışında, grup seanslarına katılabileceğiniz, Adana'da yoga yapabileceğiniz yerleri burada sıralıyorum:
wwwsaskınevhanımıcom
-Yoga Loft Adana; burası bayağı güzel, internet siteleri de oldukça detaylı hazırlanmış ve samimi.  Fakat deneme dersleri yok, kredi kartı kabul etmiyorlar. Tlf: 05333992957
http://www.yogaloftadana.com/
- Adana Yoga Akademi; ben internet sitelerini beğendim Türkiye çapında, bakalım haftaya deneme dersine gideceğim. Henüz fiyat bilgisi alamadım deneme derslerinde göreceğiz ama çok kibar ve profesyoneller. Tlf: 05439103962 http://www.yogaacademy.com.tr/merkezler.htm?sehir=ADANA
- Studyo Pure; Burası Süleyman Demirel bulvarında Pasta Bahçesine yakın. Hot yoga denilen sıcakta yapılan ve toksinleri atmanızı sağlayan bir tür yoga yapıyorlarmış. Adana gibi sıcak bir yer için oldukça uygun bir seçim olmuş :) Tlf: 05065691199 http://www.studiopure.com.tr/Default.aspx
- Adana pilates Çiğdem Sökmek; yoga grupları var fakat akşam 7'den sonra seansları yok. Tlf: 05453450777 http://www.adanapilates.com/
- Elifse; Elifse özellikle hamile hanımlar için çok güzel. Yoga grupları bu dönem için henüz oluşmamış galiba. Tlf: 05324366007 http://www.elifse.com/index.html

Bunlar benim bulabildiklerim.

Yanlış anlaşılmasın, diyete girmiyorum, sağlıklı besleniyorum diyelim ;) Haydi o zaman rastgele... Namaste

Görsel kaynak: 1. www.oldwayspt.org
2. Bilinmiyor
3. www.saskınevhanımı.com
4. en.wikipedia.org 

Medoc-Saint Estephe


Medoc'un önde gelen dört kamusal apellasyonunun en kuzeyinde yer alan AOC St. Estephe'in iklimi komşularından daha kırsal olarak niteleniyor. Burada büyük şirketler güneydekiler kadar hakim durumda değil. Mülkler genellikle ailelerin elinde. St. Estephe'in haliç yakınındaki toprakları çakıllı fakat aynı zamanda calcerie de St. Estephe olarak bilinen kireçtaşı kayaçları ve batıda ve kuzeyde kumlu ve killi tortullar da mevut. Serin kireçli topraklarda yetişen Cabarnet Sauvignon, şaraplara belli belirsiz sert bi karakter katıyor, bu yüzden yerini daha yumuşak ve etli Merlot'a bırakıyor. Şarapları genel olarak iyi yapılı, ağza dolgunluk hissi veren ve yıllanmış şaraplardır. Üretimin %54'ünü Crus Bourgeois, %20'sini beşinci ürün (cinquieme cru) ve %17'sini de bölgedeki bireysel kooperatifler oluşturuyor.

Bu videoyu çok beğendim Ronan Sayburn Saint Estephe değerlendirmesi yapıyor bazı şatoların tanıtımı ile birlikte. Yukarda da değindiğimiz gibi videoda da %40'a varan oranlarda Merlot karışımı yapıldığı ve bunun şarabı yumuşattığından bahsediliyor. Buna rağmen şarapları hala çok güçlü ve ciddi yıllandırma potansiyelleri var.









Kaynak: Görsel Rehberler, Şarap, syf.63.
Video: You Tube link: https://www.youtube.com/watch?v=n-mHUG-HXxg

Bu Blogda Ara da Bul :)

Yükleniyor...

Her hakkı saklıdır!!!

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği bu blogdaki eserlerin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın blogundan link vermeden kullanmak suçtur.